Lomber Faset Sendromu BEL KİLİTLENMESİ

lomber faset

Halk arasında bel kilitlenmesi diye bilinen lomber ( bel ) faset sendromunun, kronik bel ağrılarının %15-40’ından sorumlu olduğu çeşitli klinik araştırmalarda belirtilmektedir. Ayakta dik postürde vücut ağırlığının %70’i omurlararası disklere ve %30’u ise yine omurlar arasındaki faset eklemlerine aktarılmaktadır. Bel bölgesinin rotasyonel ( vücudun sağa veya sola dönmesi sırasındaki ) zorlanmaları ya da travmalar en çok L4 ve L5 faset eklemlerini etkilerler.

Omurlarımız arasındaki faset eklemlerin ağrısı, bel ağrısı sebepleri arasında ön sırada gelmektedir. Faset sendromu ( bel kilitlenmesi ) akut, subakut veya kronik olabilir. Faset sendromundaki bel ağrısı genellikle tek taraflı olup uyluğun arkasına yayılabilir. Çok nadir olarak L4-L5 veL5-S1 faset eklemlerinin ağrısı bacak dış kısmına ve hatta ayağa bile yayılabilmektedir. Ağrı ayakta durmakla, doğrulmaya çalışmakla ve rotasyon ( sağa veya sola dönmek ) ile artar. Faset eklem patolojilerinde özellikle rotasyon hareketleri ağrılıdır. Oturmakla ve öne eğilmekle azalır. Doğrulurken zorlanması ve elleri ile dizlerinden destek alması tipiktir.

Bel omurgasında radyografik olarak üç yönlü grafi, MR ve BT tetkikleri kullanılabilir. Ancak görüntüleme yöntemleri ile faset eklem dejenerasyonu tespit edilse dahi hem faset dejenerasyonunun tek başına görülmemesi, hem de ağrının etkilenen eklemlerden farklı seviyelerde görülebilmesi nedeni ile yararı kısıtlıdır. Bel kilitlenmesi teşhisinde esasen klinik muayene önemlidir.

Faset eklem sendromu tedavisinde ağrı kesici, kas gevşetici, antiinflamatuar ve antidepresan ilaçlar ile birkaç gün yatak istirahati ve lumbosakral korseleme önerilir. Aynı zamanda yapılacak manipülasyon tedavisi, hastayı hızla rahatlatmaktadır. Maniplasyon, mobilizasyon ve germe egzersizleri bel ve bacaklardaki hareket kısıtlılığını azaltır, ağrı ve kas spazmını çözer, diskin ve faset eklemlerin beslenmesini kolaylaştırır. Genellikle bu tedaviler ile bel kilitlenmesinde yüksek oranda iyileşme sağlanmaktadır. Eğer konservatif tedaviye cevap yoksa floroskopi eşliğinde eklem içi faset eklem enjeksiyonu düşünülmelidir. Diğer tedavi yöntemlerinin başarılı olmadığı durumlarda radyofrekans termokoagülasyonla (RFT) faset denervasyonu uygulanır. Bu tedavilere yanıtsız hastalara füzyon ameliyatları uygulanmaktadır. Ancak faset cerrahisi uygulanan çalışmaların sonuçları çelişkilidir ve diğer tedavilerden yanıt alınamayan hastalarda uygulanabilmektedir.